Konkordato İlanı ve Genel Kurul İptali

Ekonomik dalgalanmalar şirketleri sadece finansal tablolarda değil, hukuki arenada da test ediyor. İşler iyi giderken kimse yönetim kurulu tutanaklarını veya alacak vade tarihlerini dert etmez. Ancak deniz dalgalandığında, kaptanın yetkileri ve geminin su alıp almadığı hayati önem taşır.

2026 Türkiye’sinde "Konkordato" kavramı ne yazık ki hala yanlış anlaşılıyor. Bu bir "iflas bayrağı" değil, aslında bir "yoğun bakım" sürecidir. Şirketin nefes almasını, borçlarını yapılandırmasını ve -en önemlisi- icra takiplerinden korunmasını sağlayan bir zırhtır. Öte yandan, kriz sadece dışarıdan gelmez; bazen içeriden, ortaklar arasından gelir. İşte bu noktada Genel Kurul Karar İptali Davaları, azınlık ortakların çoğunluğun tiranlığına karşı tek silahıdır.

İflasın Eşiğinden Dönüş: Konkordato Sürecinin Matematiği

Konkordato ilan etmek, "Ben battım" demek değildir; "Bana süre verin, ödeyeceğim" demektir. İflas ile arasındaki en temel fark budur. İflas, şirketin ölümü ve varlıkların tasfiyesiyken; konkordato, şirketin hayatta kalma projesidir.

Sürecin teknik işleyişi şöyledir:

  1. Ön Proje ve Başvuru: Şirket, borçlarını nasıl ödeyeceğine dair gerçekçi bir plan (ön proje) ve mali tablolarla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurur.
  2. Geçici Mühlet: Mahkeme başvuruyu uygun bulursa geçici mühlet verir. İşte sihirli an burasıdır: Bu andan itibaren şirkete karşı icra takibi yapılamaz, yapılanlar durur.
  3. Komiser Ataması: Mahkeme, şirketin yönetimini denetlemesi için bir "Konkordato Komiseri" atar. Artık patron tek başına imza atamaz, her işlem komiser onayı gerektirir.

Ancak bu süreç bedava değildir. Konkordato masrafları, mahkeme harçları ve komiser ücretleri dahil edildiğinde ciddi bir maliyet kalemi oluşturur.

İçerideki Savaş: Genel Kurul Karar İptali

Şirketlerdeki en büyük krizler bazen rakiplerden değil, ortaklık masasından çıkar. Çoğunluk hissesine sahip ortağın, azınlık haklarını ezerek aldığı kararlar (örneğin; kar dağıtmama, fahiş maaş bağlama, gereksiz sermaye artırımı) hukuka aykırıysa iptal edilebilir.

TTK Madde 445 çok açıktır: Kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları iptal edilebilir. Burada kilit kavram "Kötü Niyet"tir. Eğer çoğunluk, sırf azınlığı bezdirmek için sermaye artırımı kararı alıyorsa, Yargıtay bunu iptal eder.

Bence: Stratejik Hata ve "Goodwill" Kaybı

Bana göre konkordato, finansal bir enstrüman olduğu kadar bir "itibar yönetimi" (Reputation Management) sınavıdır. Konkordato sürecini şeffaf yönetmeyen şirketler, borçlarını ödeseler bile ticari itibarlarını (Goodwill) kaybediyorlar. Tedarikçiler bir daha vadeli mal vermiyor, bankalar kredi musluklarını sonsuza dek kapatıyor.

Aynı şekilde Genel Kurul İptal Davaları da bir "Pirus Zaferi"ne dönüşebiliyor. Ortaklar mahkemede kazanıyor ama şirket bu süreçte felç olduğu için ticari hayatını kaybediyor. Bence en iyi hukuk stratejisi, dava açmak değil, dava açılmayacak kadar şeffaf bir "Genel Kurul" süreci yönetmektir.

X’teki (Twitter) Nabız ve Sektör Notları

  • Piyasa Tepkisi: X’teki finans çevreleri, bazı şirketlerin konkordatoyu bir "stratejik borç öteleme" aracı olarak kullandığını, bunun da dürüst tüccarı zora soktuğunu tartışıyor. Konkordato komiserlerinin yetkilerinin artırılması gerektiği sıkça dile getiriliyor.
  • Hukukçu Görüşü: Genel kurul iptal davalarında en sık yapılan hatanın "hak düşürücü sürelerin" kaçırılması olduğu belirtiliyor. Karar tarihinden itibaren 3 ay içinde dava açılmazsa, karar ne kadar hukuksuz olursa olsun geçerli hale gelebiliyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Konkordato süreci ne kadar sürer?

Mahkeme önce 3 aylık geçici mühlet verir, bu süre 2 ay daha uzatılabilir. Ardından 1 yıllık kesin mühlet verilir ve bu da 6 ay uzatılabilir. Toplam süreç yaklaşık 23-24 ayı bulabilir.

Genel kurul kararının iptali davasını kimler açabilir?

Toplantıda hazır bulunup karara muhalif kalarak bunu tutanağa geçirten ortaklar, yönetim kurulu veya kararın uygulanmasıyla şahsi sorumluluk altına girecek yönetim kurulu üyeleri dava açabilir.

Konkordato ilan eden şirkete haciz gelir mi?

Hayır. Mühlet kararı ile birlikte, Amme Alacakları (vergi, SGK) dahil olmak üzere tüm icra takipleri durur. Rehinli malların muhafazası altına alınması ve satışı ertelenir.

Genel kurul iptal davası masrafları ne kadardır?

Dava masrafları; başvuru harcı, tebligat giderleri ve bilirkişi ücretlerinden oluşur. Ayrıca davayı kaybeden taraf karşı tarafın avukatlık ücretini de ödemek zorunda kalabilir.


Bir sonraki ve son yazıda, şirketin en değerli varlığı olan fikri hakları korumak için "Fikri Mülkiyet Savaşları: Marka Tescili ve Patent Başvurusu" konusunu inceleyeceğiz.